BU HAFTANIN HUTBESİ

İLİ : KARABÜK

AY-YIL : AĞUSTOS 2010

TARİH : 20.08.2010

وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ

وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

ZEKÂT VE ÖNEMİ

Muhterem Müslümanlar!

Dinlerin sonuncusu ve en mükemmel din olan İslam insanlara dünya ve ahiret saadeti vaat eden bir nizamdır. Mali bir ibadet olan zekât da bu nizamın en önemli müesseselerinden biridir.

Allah’ın zengin müminlerin malında fakir müminler için tayin etmiş olduğu bir hak olan zekât hicretin ikinci yılında farz kılınmıştır. Zekât, Kuranın birçok ayeti kerimesinde namazla birlikte zikredilmesi, yüce dinimiz İslam’ın madde ile manayı birleştirmiş olması zekâta verilen önemi açıkça ifade etmektedir.

Muhterem Müminler!

Zekât malın belirli bir bölümünü belirli bir süre sonra Allah rızası için fakirlere vermektir. Yüce kitabımız Kuran-ı Kerimde ‘namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, resule itaat edin ta ki ilahi rahmete kavuşturulasınız.’(1) buyuran yüce Allah zengin Müslümanların zekât vermeleri gerektiğini bizzat emretmiştir.

Zengin olan Müslüman Allah’ın emri olan zekâtı vererek vazifesini yapmış olacak hem malını temizlemiş ve bereketlendirmiş hem de ebedi saadete ulaşmış olacaktır. Zekâtını vermeyen zenginlerin cezalandırılacağı zekâtı verilmeyen servetinde ahirette sahibine fayda vermeyeceği ayet ve hadislerde açıkça izah edilmiştir.

Sevgili Peygamberimiz SAV.; bir hadisi şeriflerinde ‘ Mallarınızı zekatla koruyunuz’ buyurarak Allah rızası için verilen zekatın hem malı koruyup bereketlendireceği hem de bela ve musibetlere karşı siper olacağını ifade etmişlerdir.

Aziz Müminler!

Yüce dinimiz İslam da sınıf mücadelesi, makam mevki, zengin fakir ayırımı yoktur. İslam bunları tamamen reddeder. Zira İslam zekât ile her türlü fakirlik istismarını önlemiştir. Zekâtını veren Müslüman bencillik ve cimrilik gibi duygulardan kurtularak fakirlik istismarına fırsat vermeyecek fakirinde zengine kin ve haset duymasını önleyecektir.

Zekâtını ihlâs ile vermeyen kimse hiç zekât vermemiş gibidir’(2) buyuran sevgili Peygamberimiz SAV. İhlas ile verilen zekâtın toplum huzurunu sağlayacak büyük bir ibadet olduğunu ifade etmişlerdir.

Değerli Müminler!

Zekâtı verilmeyen malın ahirette sahibine fayda vermeyeceğini bilelim. Allah’ın bize verdiği malların zekâtını yine Allah rızası için vererek nefsimizi cimrilikten, mallarımızı haramdan temizleyelim. Unutmayalım ki kesin dönüş emir veren, kanun koyan ve hesap soracak olan yüce ALLAH.’dır.

MUSTAFA GÜL

Karahasanlar Köyü

Saray mah. Camii İ.H

ESKİPAZAR

1-Nur suresi: Ayet 56

2-Ebu Davut et tac: c.2 s.28 3-(Ebû Dâvûd, Taberani, Beyhaki, Terğib)-15

İL/İLÇESİ : KARABÜK/EFLANİ

AY-YIL : AĞUSTOS-2010

TARİH : 27 / 08 / 2010

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

Değerli Müslümanlar!

Şanlı tarihimiz içerisinde 30 Ağustos Zafer Bayramı büyük bir yer tutmaktadır. Çünkü o hürriyet ve istiklalimizi kazandığımız bir zafer günüdür. Müslüman Türk milleti 30 Ağustos'un 88. yıl dönümünü kutlamanın heyecan ve mutluluğunu yeniden yaşamaya hazırlanıyor. Kahramanlıkların destanlaştığı, bizi biz yapan, bizi tarih yapan zaferler ayıdır. Ağustos, Tarihi şan ve şeref, kahramanlık ve zaferle dolu olan necip milletimiz, yurdumuzu istila eden düşmanları kovmak üzere topyekûn bir mücadeleye girişmiştir. Birinci Dünya Savaşında yurdumuzun işgal edilmesini kabullenmeyen Mehmetçik, Ağustos 1922'de, canından aziz saydığı vatanını müdafaa etmiş ve düşmanı ülkemizden atmıştır.

Muhterem Müminler!

Tarihinde hür yaşamış kahraman milletimiz, kadınıyla-erkeğiyle, genciyle-ihtiyarıyla el-ele gönül-gönüle, omuz-omuza vererek, düşmanı hezimete uğratmışlardır.

Savaşa giden oğlunu göğsüne basan analar, onlara şöyle diyorlardı:

“-Oğlum, ben seni bu gün için doğurdum. Müslüman Türk'ün evladı odur ki, vatanını anasının namusu gibi koruyarak, ona düşman ayağı bastırmaz. Ezan okunan hiçbir yere, hiç bir düşmanının bayrağını astırmaz. Oğlum bir ana olarak, belki senin hasretine dayanamayacağım. Fakat din için, Vatan için şahadet şerbetini içecek olursan, bir şehit anası olduğumdan mutlu olacağım. Haydi oğlum, Allah(c.c) seni ve ehl-i imanı galip getirsin.”

anasının bu sözlerini dinleyen Mehmet:

“-Ana, sen merak etme. Eğer geri dönemezsem benim için sakın ağlama. Kalbim

Allah aşkıyla, vatan aşkıyla doludur. Bir Müslüman olarak, peygamberimin, şu sözüne imanım var: "Şehitlerin ruhları Cennet meyvelerine konan yeşil kuşların içindedir."(l)

Allah'a ısmarladık ana. Helal et hakkını,” diyerek vatan müdafaasına koşuyordu.

Yüce Mevla'mızın; "Sizinle savaşanlar la

Allah yolunda savaşın.."(2)"Müminler onlardır ki, Allah'a ve Resulüne inandılar, sonra şüphe etmediler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaştılar. İşte sözünde doğrular onlardır."(3) Bu ayeti düstur edinerek İslam’ın yok olmasını engellemek. Kur’an-ı Kerime sahip çıkmak, ezanı susturmamak gayesi ile bu iman ordusu kanı ve canı pahasına Allah'a ve Rasulüne bağlılığını ispat etmek için ölüme koşa koşa gitmiştir. Kur'an'ın ifadesiyle:

"Allah yolunda öldürülenlere <<ölüler>> demeyin. Bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız.”(4) ayeti kerimesinin sırrına erişiyorlardı.

Aziz Kardeşlerim!

30 Ağustos Zaferi ile Türk Milleti yenilmezliğini ve esaret altına alınamayacağını dost ve düşman bütün dünyaya göstermiştir. Bu zafer Türk varlığının ebediyete kadar devam edeceğini ispat etmiştir.

Bu vesileyle âhirete irtihal eden aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, hayatta olan gazilerimizi minnetle anıyor, Zafer Bayramınızı tebrik ediyoruz.

Hazırlayan: Mehmet SAĞLAM

Acıağaç Köyü Camii İmam-Hatibi

EFLANİ / KARABÜK

l-Tirmizi (H.Basri Çantay Hadisler. C.2,S.272)

2-Bakara(2/190)

3-Hucurat(49/15)

4-Bakara(2/154)